Test Ziyaretçi Defteri (Guestbook)
KAYITLAR (RECORDS)  |  DEFTERE YAZ (SIGN MY GUESTBOOK)
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
26 Kasım (November) 2008, Çarşamba (Wednesday)
04:48

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): sonsuzkalp
cevdet hocanın yanına giden her zaman kazanır ;) ilk başlarda bende çekiniyordum ama bu düşünceyle hareket edip her zaman kazanır düşüncesiyle hareket edip kendime baya şey kattığıma inanıyorum bi hocadan ziyade her zaman öğrencilere abi olma prensibine sahiptir cevdet hoca :)


Merhabalar Faruk,

Yeni takma adin (nickin) sozsuzkalp sana epey yakismis :) Dusuncelerin icin de tesekkur ederim. Her zaman oldugu gibi iltifatlariniza layik olmaya calisacagim. Ogrenciler tarafindan sevildigim icin kendimi mutlu hissediyorum.

Yalniz ilk baslarda neden cekiniyorsunuz? :) Dis gorunusum cok mu resmi yada odada bilgisayar basinda calisirken cok mu sert gozukuyorum? :) Belki de genelde takim elbise giydigim icindir :)

Herneyse, kendine dikkat et Faruk. Yine bos bir vaktimizde sen ve arkadaslarin toplanip disarida hos bir organizasyona imza atariz :) Simdilik siz mezun olana kadar yemekleri ben ismarliyorum, ne de olsa okul bitince uluslararasi finans mezunlari olarak hesabi odemeniz zor olmayacak :) Gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdet@cevdetkizil.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
sonsuzkalp

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
25 Kasım (November) 2008, Salı (Tuesday)
14:05

Alıntı Yap (Use Quotation): sonsuzkalp

cevdet hocanın yanına giden her zaman kazanır ;) ilk başlarda bende çekiniyordum ama bu düşünceyle hareket edip her zaman kazanır düşüncesiyle hareket edip kendime baya şey kattığıma inanıyorum bi hocadan ziyade her zaman öğrencilere abi olma prensibine sahiptir cevdet hoca :)
Yukarı (Up) Mail: farukkahve@gmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
11 Kasım (November) 2008, Salı (Tuesday)
06:57

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): sarp
hocam ben khas ta uluslararası ilişkiler 1. sınıf öğrencisiyim,size bir soru soracaktım ne zamandır,odanızda kapı aralıkken uzaktan bakıyorum,göz göze geliyoruz,meşgul gibi görünüyorsunuz;sonra kaçıyorum ben.sizin de bir fikrinizi almak isterim.sorum şudur.sizce ingilizce dışında sırasına göre hangi yabancı dilleri öğrenmeliyim?ben de akademisyen olmak istiyorum,buna göre cevap verebilir misiniz?(biraz almanca biliyorum,o yüzden almancayı sona saklamayı düşünüyorum ama emin değilim).


     Merhaba Sarp,

     Oncelikle her zaman odama gelip konusabilecegini belirteyim. Yogun oldugum dogru, ancak daima fikir vermek ve tecrubelerimi paylasmak icin de vaktim var. Zaten bunu da zevkle yaparim, emin olabilirsin. Demek istedigim, korkmana gerek yok :)

     Simdi soruna gelirsek, evvela hedefini simdiden belirlemen ve varmak istedigin yeri tespit etmen cok guzel. Cunku insan ancak varmak istedigi yeri beldiginde buna gore bir rota cizebilir, oraya hangi yollardan ulasabilecegini planlayabilir. Bu hususu goz onune aldigimizda cok iyi bir durumdasin. Ayrica 1. sinifta olup bunlari dusunmen epey avantajli, zira onunde 3,5 yilin var ve bu sure zarfinda azimle calisirsan cok sey yapabilirsin.

     Benim sahsi fikrim ikinci yabanci dil olarak Ingillizce'den sonra Almanca'ya yonelmen. Cunku Ingilizce ve Almanca'nin ortak yonleri var. Bu dillerde bircok kelime birbirine benzer. Ayrica madem Almanca uzerine belirli bir temelin var, neden bunu degerlendirmeyesin? Ikinci bir dil olarak Almanca'ya yogunlastiginda hem daha kolay ogrenmis olursun, hem de zamandan tasarruf edersin. Cunku hic bilmedigin ve sifirdan baslayacagin bir yabanci dili silbastan ogrenmek hem daha zor olur, hem de daha fazla vaktini alir.

     Zamandan kazanmak cok onemli bir faktor, zira akademisyen olmayi simdiden kafana koyduysan belirli ozellikleri edinmek icin simdiden hazirlanman da gerekecek. Ornegin Ingilizce seviyen mezun olmadan cok iyi bir duruma gelsin. Benim dusuncem Ingilizceni ileri asamaya tasimadan bir ikinci yabanci dile gecmemendir. Peki ileri bir seviyeden ne anliyoruz? TOEFL sinavina girip gecmek ve mumkunse yuksek bir puan almak. Bunu yaptiginda hem Ingilizce bilgini ispatlar nitelikte bir belgen olur, hem de uluslararasi standartlarda taninan bir sinavdan gecmek sana bircok kapiyi acar.

      Akademisyen olmanin ilk adimi bir universiteye girip arastirma gorevlisi olarak calismaya baslamak ve ayni zamanda once yukseklisans ve sonra doktora egitimlerini tamamlamandir. Ingilizce bilgini ispatlayan TOEFL gibi uluslararasi bir belgen oldugunda hem asistan olarak bir universiteye girmen kolaylasir, hem de yukseklisansa Amerika'ya yada Ingiltere'ye (bazi Ingiliz universiteleri IELTS belgesi ister) gitme sansin dogar. Yurtdisi tecruben oldugunda ve yurtidisinda egitim aldiginda ileriki yillarda akademisyen olarak herhangi bir universiteye girmen ciddi anlamda kolaylasir.

     Ayrica universitede okurken ortalamani da 3.00 ve uzeri tutmani tavsiye ederim. Zira yukseklisansa girerken, ister yurtici ister yurtdisi olsun, not ortalamasi kabul kriterlerinden biridir.

    Tabi okurken staj yapmak da her zaman bir ogrenci icin avantajlidir ama bu konuda problemin olmayacak, zira Kadir Has Universitesi'nde staj zaten zorunlu. Staj yaptiginda, yani ogrenci iken az da olsa bir is tecrubesi edindiginde yine sana avantaj saglar. Cunku ozellikle yurtidisi universitelerin bazilari yukseklisansa ogrenci kabullerinde is tecrubesine de bakiyor. Hatta imkanin olur da stajini yurtdisinda bir yerde yapma sansin olursa super olur. Zira yukseklisansa kabul asamasinda basvurunu degerlendirirken yurtdisinda staj tecruben oldugunu gorurlerse pozitif dusunurler, buraya gelirse zorluk cekmez, biz kabul edince adapte olamayip geri donmez derler.

     Ilaveten universitede ogrenciyken arastirmaya yatkin oldugunu gosterip yakin oldugun bir iki hocanla calismalarda bulunursan, ornegin birlikte kitap ve makale yazabilirseniz cok ama cok buyuk avantaj saglarsin. Tabi bu soyledigim gercekten kolay degil. Universite ogrencisiyken bir hocayla kitap ve makale yazma projesine girmek ve ortaya henuz universiteyi bitirmemisken bir takim eserler cikarmak biraz zor bir istir. Epey nadir olur. Ama yapabilirsen ekstra kapilar acar, ileride yurt disinda yukseklisans icin ust duzey yerlere oynamani saglar. Ornegin benim kardesim Yildiz Teknik Universitesi'nde ogrenci iken henuz mezun olmadan hocalariyla iki kitap yazmisti ve bu ona ileriki yillarda hem yukseklisansa kabulde hem de ozel sektorde girdigi kurumlarda, istirak ettigi projelerde inanilmaz avantajlar sagladi.

     Yine de isin ozune gelirsek, ileride akademisyen olmayi gercekten istiyorsan once yukseklisans ve sonra doktora yapacaksin. Universiteyi bitirdiginde not ortalaman 3.00'in altinda olmasin ve Ingilizceni TOEFL gibi uluslararasi bir belge elde ederek ispatla, en onemli noktalar bunlar. Zaten bir akademisyen icin yabanci dil bilmenin asil avantaji yabanci kaynaklari tarayabilmektir. Diger bahsettiklerim ekstra. Tabi ki yapabilirsen diger soylediklerimi de yap. Cunku o zaman zirvedeki yerlere oynarsin.

     Bu arada Almanca icin de Goethe Enstittusu var. Su an Turkiye'de kendini Almanca ogrenme bakimindan en cok gelistirebilecegin yer orasi. Burada egitim almani tavsiye ederim. Benim de lisede 3 yil Almanca gormuslugum var. Su an yogunum, ancak vaktim oldugunda ben de ikinci dil olarak Almanca'ya yonelmeyi dusunuyorum ve Goethe Enstitusu bunun icin ideal gozukuyor. Tabi sen bana gore daha avantajlisin, cunku daha gencsin :)

     Son olarak bazen hem burada hem de e-posta vasitasiyla baska universitelerdeki ogrencilerden de mesaj aliyorum, onlarin da sorularini yanitliyorum. Hepsine soyledigim bir seyi sana da soyleyeyim: Dengeli gelisime dikkat et! Okulda basarili olurken ayni zamanda Ingilizceni ve eger mumkunse diger yabanci dilin ile stajini boslamamak da gerekir. Ornegin sirf bolum 1.ligine oynayayim, yada sirf Ingilizcem tavan yapsin seklinde dusunerek boyle bir strateji uygulamak uzun vadede iyi sonuclar getirmez. Demek istedigim bazi yonlerin ve ozelliklerin tavan yaparken digerleri taban yapmasin.

     Ornek vermek gerekirse, ben de universite ogrencisi oldugum 1998-2002 seneleri arasinda her zaman iyi bir not ortalamasina sahiptim. Ancak ayni zamanda tum enerjimi ve vaktimi okuldaki derslere vermek yerine duzenli olarak Ingilizce calisiyor, yaz aylarinda da staj yapiyordum. Universite 3. sinifin sonunda TOEFL sinavina girip gecmistim, staj tecrubem vardi ve not ortalamamin da dusuk olmamasini garantilemistim. Tersi bir strateji izleyenlerin ise genelde ileriki yillarda buyuk zorluklar cektigini gozlemledim. Disarida calismaya yogunlasip okulu asiri boslayanlarla birlikte okuldaki dersleri asiri onemseyip tum enerjilerini bu yone kanalize edenler ve diger yonlerini gelistirmeyenler universite 4. sinifin sonunda pisman olmuslardi. Dolayisiyla ben o zaman verdigim karardan hala cok memnunum. Sana da tum yonlerini ve ozelliklerini dengeli bir sekilde gelistirmeni tavsiye ederim.

     Simdilik yazacaklarim bunlar, zaten bir hayli uzun bir yazi oldu :) Baska sorularin da olursa her zaman burada bana yazabilirsin, e-posta gonderebilirsin ve odami ziyaret edebilirsin. Kendine dikkat et Sarp, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
sarp

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
10 Kasım (November) 2008, Pazartesi (Monday)
16:48

Alıntı Yap (Use Quotation): sarp

hocam ben khas ta uluslararası ilişkiler 1. sınıf öğrencisiyim,size bir soru soracaktım ne zamandır,odanızda kapı aralıkken uzaktan bakıyorum,göz göze geliyoruz,meşgul gibi görünüyorsunuz;sonra kaçıyorum ben.sizin de bir fikrinizi almak isterim.sorum şudur.sizce ingilizce dışında sırasına göre hangi yabancı dilleri öğrenmeliyim?ben de akademisyen olmak istiyorum,buna göre cevap verebilir misiniz?(biraz almanca biliyorum,o yüzden almancayı sona saklamayı düşünüyorum ama emin değilim).
Yukarı (Up) Mail: ibn-batutta@hotmail.com    MSN: ibn-batutta@hotmail.com     
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
19 Ekim (October) 2008, Pazar (Sunday)
07:18

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Merhabalar Emrullah Bey,

Haftasonumun bu guzel Pazar gununde sitemi ziyaret edip defterimi karaladiginiz ve beni mutlu ettiginiz icin tesekkur ederim. Sitemi begendiginiz icin de ayrica tesekkurler. Ovguleriniz ile guzel sozlerinize layik olmak icin her zaman calismaya ve uretmeye devam edecegime, toplumumuza faydali olmak adina elimden geleni yapacagima da emin olabilirsiniz.

Bana uzun bir omur dilemissiniz, sagolun. Bence onemli olan omrumuz boyunca zamanin degerini her zaman bilmek, mutlu yasamak ve cevremizdekileri de mutlu etmektir. Dolayisiyla sahsi fikrim aslinda omurumuzun uzunlugunu yaptiklarimizla biraz da kendimizin belirledigidir. Ben de size uzun, mutlu, saglikli ve verimli bir omur diliyorum.

Mesajiniz vasitasiyla alinti yaptiginiz Sayin Ender Canitez'i de bir kez daha huzurlarinizda aniyor, guzel sehrimiz Corum'a sevgi ve saygilarimi gonderiyorum.
Yukarı (Up) Mail: cevdet@cevdetkizil.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
emrullah

Yer (City):
Çorum

Tarih (Date):
19 Ekim (October) 2008, Pazar (Sunday)
05:36

Alıntı Yap (Use Quotation): emrullah

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): ENDER CANITEZ
Sevgili Cevdet

Olağanüstü bir yaşam hikayesi,mükemmel bir site.Tüm bunlar yaşamının ne kadar düzgün olduğunun kanıtı.
Sağlıklı ve başarılarının devam ettiği,sevdiğin işi yapacağın uzun bir ömür diliyorum.

Ender Canıtez

Yukarı (Up) Mail: emrullah19@hotmail.com  Web: www.cevdetkizil.com       
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
19 Eylül (September) 2008, Cuma (Friday)
04:31

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Sayin Ufuk Isik,

Bana mesaj atma konusunda endiselenmenize gerek yok, rahatsiz da etmiyorsunuz, merak etmeyin. Tam tersine ogrencilere ve velilere yardimci olmaktan her zaman mutluluk duyarim.

Sorunuza gelince, ogrencinizin yatay gecis yapma hakki var. Eger 1. sinifa baslasaydi o zaman belirli bir ortalama ve alttan dersinin olmamasi sarti aranacakti. Fakat ogrenciniz henuz 1. sinifa gecmediginden ve hazirlik ogrencisi oldugundan boyle bir kosul soz konusu degil. Baska bir universitenin ilgili fakultesine yatay gecis yapabilir, illa ayni bolum olmasi dahi sart degil. Fakat yatay gecis yapacagi universitedeki bolumde su an kayitli ogrencilerin en dusuk OSS puanlisindan daha yuksek bir taban puanina sahip olmasi gerekir. Diger bir ifadeyle X universitesinin Y bolumune ogrenciniz yatay gecis yapacaksa, universite sinavina girdigi yil o universitenin bolumundeki minimum puanli ogrenciyi puan bazinda gecmek zorunda.

Ancak tabi bu soylediklerim Turkce dilde egitim yapan universiteler icin gecerli. Bence sansinizi hem Turkce hem de Ingilizce dilde egitim yapan universiteler icin deneyin. Sonucta yabanci dilde egitim yapan universitelerin hazirlik sinifindan ogrenci kabullerinde ileri surdukleri tek ilave fark bir de Ingilizce muafiyet sinavina girilmesi. Diger bir ifadeyle ogrenciniz Kadir Has Universitesi'nin Ingilizce muafiyet sinavi ve devaminda Ingilizce hazirlik siniflarini gecemiyor olsa da baska bir universitenin Ingilizce muafiyet sinavinda basarili olabilir. Bu durumda Ingilizce dilde egitim veren universitelere de yatay gecis yapmasi mumkun olabilir. Benim sahsi fikrim hem Ingilizce hem de Turkce egitim veren ozel universitelerin kesinlikle denenmesi. Cunku bazilarinin Ingilizce muafiyet sinavlari daha kolay olabiliyor.

Umarim yazdiklarim faydali olmustur. Lutfen baska sorulariniz da olursa sormaktan cekinmeyin. Sevgi ve saygilarimla...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
ufuk ışık

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
18 Eylül (September) 2008, Perşembe (Thursday)
12:05

Alıntı Yap (Use Quotation): ufuk ışık

merhaba hocam.kadır has unvde okuyan bır ogrencının yakınyım.rahatsız etmezsem sıze bır sey sormak ıstıyorum?ogrencımız endustrı tasarım bolumune ozel yetenek sınavı ıle gırdı.cokta okumak ıstıyordu.tabıı hazırlık sınavında 2 sene ust uste basarısız olunca sımdı okulla ılıskısının kesılecegı soylendı acaba turkce egıtım veren baska bır okula yatay gecıs yapma sansı varmıdır,ne yapabılır?ben sıze ogrencılrınızın ovgu dolu sozlerınden kuvvet bularak,sızı tanımadıgım halde mesaj atmak ıstedım cunku suan ogrencımızın aılesı perısan,cocuklarını okumasını cok ıstıyorlar..uygun olur kısa suredede bızı aydınlatırsanız sevınırım hocam.sayglr.
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
18 Eylül (September) 2008, Perşembe (Thursday)
11:32

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Merhaba Hermon,

Oncelikle Cevdetkizil.com'un ziyaretci defterini karaladigin icin tesekkurler. Mesajina daha once cevap vermek istiyordum, fakat maalesef su son birkac gundur epey yogunum. Universitede danismanliklar basladi, ayrica web toplantilari devam ediyor, bildigin gibi doktora tezim uzerinde de calisiyorum.

Siteyi begendine de sevindim, tesekkurler Ovgu dolu sozlerin icin de sagol.

Kadir Has Universitesi'nde senin ogrenci oldugun sure zarfinda birlikte olmaktan son derece keyif aldim. Ne mutlu ki sen artik mezun oldun ve okulda seni ogrenci olarak goremesek de is hayatindaki girisimlerin ve basarilarinla ovunuyoruz. Bir dostun olarak is hayatindaki girisimlerinin meyvelerini topladikca senden her zaman ovguyle soz etmek cok hos olacak.

Sana daima yardimci olabilmekten mutluluk duyacagim, dileklerin icin minnettarim. Kendine dikkat et Hermon, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Hermon NAVARYAN

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
14 Eylül (September) 2008, Pazar (Sunday)
18:04

Alıntı Yap (Use Quotation): Hermon NAVARYAN

öncelikle siteni biraz geç incelediğim için kendimi çok suçlu hissediyorum. Cevdet hocam site cok guzel olmus. Fakat ne kadar çok sertifika, başarı olsa da bu belgelerden çok daha donanımlı olduğunuzu, hem sizinle üniversitede olan öğrenci-öğretmen ilişkisinden hem de sonraki dostluğumuzdan çok iyi biliyorum. Kadir HAS üniversitesi elindeki bu cevherin umarım farkındadır. Dediğim gibi gerek öğrenciniz gerekse dostum olarak bana pek çok konuda yardımcı oldunuz. Dileğim başarılarınızın her zaman devam etmesi ve hak ettiğiniz yerlere hemen ulaşabilmenizdir.

Saygı ve Sevgilerimle,
H.NAVARYAN
Yukarı (Up) Mail: hrm102000@yahoo.com  Web: kawacom-turkey.spaces.live.com       
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
06 Eylül (September) 2008, Cumartesi (Saturday)
16:45

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): Can Şener
Merhaba,Cevdet Abi nasılsın? Eskiden seninle zone'da 1 dakka kapışırdık hatırladın mı Şimdi ne yapıyorsun zone un satrancı gördüğüm kadarıyla kapanmış satranç oynadığın bir site var mı ?


Selam Can,

Seni hatirladim, merak etme Yaptigimiz onca satranc macinin ardindan, geceyarilarina kadar satranca kafa patlattiktan sonra zaten seni unutmak pek kolay degil. Arti hafizama da guvenirim

Su siralar satranc oynadigim bir site ise maalesef yok. Baya yogun gunler geciriyorum. Doktora tezi, web programciligi isleri, universitedeki gorevlerim, kitap-makale yazma projeleri, hazirlandigim uluslararasi sinavlar, evimle ilgili projeler...vs. derken satranca su esnada vakit ayirmak o kadar kolay degil. Kaldi ki gelecege dair bir takim onemli plan ve hedeflerim de var. Hal boyle olunca cok fazla calisip bircok seyden fedakarlik yapmak gerekiyor.

Sanirim yukaridakileri yazarken simdi ne yaptigimi, nasil oldugumu da ayni anda aciklamis oldum Bu satrancta bir hamle ile bircok tehdit olusturmaya benzedi :) Belirttiklerimle ne kadar celisecek bilemiyorum, ama su yogunlukta bile satrancin eksikligini hissetmemek, satranci ozlememek mumkun degil. Hele ki gecmiste katildigim turnuvalari hatirlayinca... En iyisi bir haftasonu goruselim ve eski gunleri yad ederken bir taraftan da yine kapisalim Hic belli olmaz, uyarsa bir turnuvaya bile katiliriz. Bazen eski arkadaslar turnuvalara cagiriyor, davetler de aliyorum, sana da uyarsa ve ortak bir zaman tutturursak katiliriz.

Mailleselim, ben sana yazacagim. Sen de yaz, yapabileceklerimizi konusuruz. Soyledigim gibi su anki durumum satranca konsantre olmaya cok musait degil, ama eski gunlerin serefine bir haftasonu oynariz, sonra da ayarlayabilirsek bir baska haftasonu turnuvada kozlarimizi paylasiriz

Kendine dikkat et Can, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdet@cevdetkizil.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Can Şener

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
03 Eylül (September) 2008, Çarşamba (Wednesday)
12:47

Alıntı Yap (Use Quotation): Can Şener

Merhaba,Cevdet Abi nasılsın? Eskiden seninle zone'da 1 dakka kapışırdık hatırladın mı Şimdi ne yapıyorsun zone un satrancı gördüğüm kadarıyla kapanmış satranç oynadığın bir site var mı ?
Yukarı (Up) Mail: deep_commander@hotmail.com  Web: www.cansener.com       
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
25 Temmuz (July) 2008, Cuma (Friday)
11:13

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): Norman Stafford
Hey m8,

It's really an awesome site indeed. I've never seen such detailed personal site ever and i think i won't.

One way or another you should be a genius or nuts.

Cheers man, take care


Greetings Norman,

First of all, welcome to Cevdetkizil.com! Thank you for signing my guestbook and I hope we can meet personally one day in the future. Thanks for describing Cevdetkizil.com as an "Awesome Site" too. It is people like you who push this website forward by providing motivation and support. You are the source of inspiration!

Then you said one way or another I should be a genius or nuts. Well then, what is the most eye-catching qualities of a genius? Probably we should concentrate on this question...

Although I have never stated that I am a genius, in my opinion all genius people have specific characteristics in common: They are creative, imaginative and independent. All of them love original work instead of imitations. Innovation and uniqueness do also describe the geniuses. Additionally, from my point of view, a genius will never be a slave of the society although his works may be unaappreciated by some others.

Now, have a look at this website again... Do you think it is original, creative and imaginative? From your perspective, is this website different from several imitated websites? Why so many people from different countries all over the world are visiting this page? Because it is different, innovative and unique?

So now it's your say! You should give the final decision yourself if you should put me in one of those two categories

Finally, remember that perfection is in the details and consider making a new classification since all geniuses are nuts to a degree    

Take care and have a great day Norman!
Yukarı (Up) Mail: cevdet@cevdetkizil.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Norman Stafford

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
23 Temmuz (July) 2008, Çarşamba (Wednesday)
11:15

Alıntı Yap (Use Quotation): Norman Stafford

Hey m8,

It's really an awesome site indeed. I've never seen such detailed personal site ever and i think i won't.

One way or another you should be a genius or nuts.

Cheers man, take care
Yukarı (Up) Mail: fellesfiende@hotmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
21 Temmuz (July) 2008, Pazartesi (Monday)
16:21

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): Murat Kanca
Merhaba Hocam
Ben sizin gibi akademisyen olmak isteyen bir gencim. Şu anda öğrenci işlerinde asistanlık yapıyorum. Uzun zamandır size yazmak aklımdaydı ama duygularımın netleşmesini bekledim. Öncelikle lisansımı müzik branşında tamamladığımı belirtmek yerinde olacaktır şuan hala yüksek lisans yapıyorum. Fakat şöyle bir sorun var ki ben işletme alanına kaymak istediğimi kafamda netleştirdim. Sizce bunun için çok mu geç? Yeniden lisans okumam mı gerekir yoksa bu bilgilerim MBA için yeterli olur mu? Yalnız ailemin beni destekleyeilecek maddi durumu ve dil yeterliliğim yok? Fikirleriniz benim için çok önemli. Şimdiden teşekkürler..
M. KANCA


Sayın Murat Kanca,

Öncelikle umarım amacınıza ulaşır ve akademisyenlik hayallerinizi gerçekliğe taşırsınız. Aslında herşey hayaller ve istekle başlar, bunu unutmamak gerekir.

Sorularınıza gelirsek, işletme alanına kaymak için geç kaldığınıza şahsen ben inanmıyorum. Zaten genel olarak da insanlar çoğu şey için geç kalmazlar, ancak hedeflerine ne kadar yakın olduklarını hissedemediklerinden daha başlamadan kaybederler. Önemli olan hedefinizi bilmek. Çünkü hedefi olmayan kişi gidecek limanı olmayan bir gemiye benzer. Sizin şu an hedefiniz netleşmiş, bu akademisyen olmak. Bu nedenle zaten başlangıç itibariyle bir adım öndesiniz. Geç kalmadığınıza da lütfen inanın, çünkü gerçekten böyle birşey söz konusu eğil. İmkansız diye bir şey genellikle yoktur, ne kadar inanırsanız başarılı olmaya o kadar yaklaşırsınız.

Bana sorarsanız, yeniden İşletme alanında lisans okumayın. Çünkü bu epey vaktinizi (4 yıl) alacaktır ve fırsat maliyeti de tahminen oldukça yüksek olacaktır. Bunun yerine direkt M.B.A. eğitimine başlamanın en akıllıca plan olacağını düşünüyorum.

Bilgilerinizin M.B.A. için yeterli olup olmayacağına değinirsek, bu konuda da endişelenmenize gerek yok. Çünkü M.B.A. (Master of Business Administration) sınıflarında lisans düzeyinde işletme okumuş ve altyapısı bu alanda olan öğrencilerin yanında farklı dallardan da çeşitli öğrenciler yer almaktadır. Örneğin mühendislik mezunu öğrencilerin M.B.A. eğitimine yöneticilik bilgisi ve işletme temeli elde etmek amacıyla oldukça rağbet ettiklerini görebilirsiniz. Ancak yalnızca mühendislik mezunları değil, çok farklı branşlardan da farklı özelliklere sahip öğrenciler M.B.A. sınıflarında yer alırlar. M.B.A. eğitiminde asıl amaç öğrencilere yöneticilik becerileri katmak, işletme bilimi ve dalları ile ilgili öz bilgiler sunmaktır. Bir anlamda özetlenmiş ve sulandırılmış İşletme eğitimidir. İşte bu nedenlerden ötürü sizin için bir problem teşkil etmeyecektir. Ancak lisans ve yükseklisansınızn müzik olması nedeniyle bazı üniversiteler temel bir takım derslerin önceden alınmasını (prerequisite courses) şart koşabilirler. Diğer bir ifadeyle programa başlamadan önce bu dersleri ek olarak almanız gerekebilir. Fakat her üniversite bu uygulamaya sahip değildir.

Bazı kişiler bir diğer alternatif olarak da 2. bir yükseklisans, yani M.B.A. yapmadan direkt doktoraya başlama hususunu düşünebilirler. Ancak benim şahsi kanaatim bunun biraz zor olacağı yönünde. Çünkü doktora eğitimi yükseklisansa göre çok daha farklı bir programdır. Akademisyen yetiştirmek amaçlıdır. Bu nedenle başvuru safhasında başvurunuzu değerlendirecek üniversiteler daha önce hiçbir İşletme altyapısına sahip olmadığınızı düşünerek sizi kabul etmeye yanaşmayabilirler. İşte bence ilave olarak 2.yükseklisans (M.B.A.) yapmanızın faydası ileride bu şekilde ortaya çıkacaktır. Her ne kadar M.B.A. genel bir İşletme bakış açısı sunsa da yine de İşletme nosyonu kazandıran bir program olduğundan ileride doktora başvurusu yaparken avantaj sağlayacaktır. Bu arada tabi siz yine de şansınızı direkt doktora başvurusu yaparak deneyebilirsiniz. Ancak bu yolda kabul ihtimalini ben düşük gördüğümden çok da sizi umutlandırmak istemem.

Bu arada maddi imkanınızın ve dil yeterliliğinizin olmadığından bahsetmişsiniz. M.B.A. programlarına başvurularda İngilizce dil yeterliliği her üniversite tarafından istenmeyebiliyor. Devlet üniversitelerinde aslında genel anlamda ÜDS, KPDS yada TOEFL gibi İngilizce yeterliliği ispat eden bir belge programa girişte istenir. Ancak özel üniversitelerin hepsinde bildiğim kadarıyla bu koşul yok. Bu nedenle başvuru yaparken bu hususa dikkat edin derim. Ayrıca şu da var: Eğer İngilizce yeterliliğinizi ispat edebileceğiniz ÜDS, KPDS yada TOEFL gibi bir belgeniz yok ise üniversitelerin dil imtahanlarına girmeniz de mümkün. Örneğin birçok devlet üniversitesi kendi dil sınavını da yapıyor ve benim şahsi görüşüm aslında bu sınavların daha kolay olduğu.

Maddi yetersizlik hususunda ise bence yapmanız gereken şey burs bulmaya çalışmak. Yükseklisans ve doktora veren üniversitelerin bazılarının kendi bursları var. Ayrıca Türkiye'de TUBİTAK gibi burs veren çeşitli kurumlar da var. Bu arada yurtdışında yükseklisans için de Fullbright ve Chevening gibi burslar veriliyor. Ancak tabi yurtdışında yükseklisans için kesinlikle TOEFL skoru ve hatta okunacak üniversiteye göre GMAT belgesi de aranıyor.

Doktoraya gelirsek, bu noktada bazı farklılıklar var. Yine aynı burslar burada da geçerli, fakat İngilizce yeterliliği konusunda temel bir ayrım var. Doktora programları akademisyen yetiştirdiğinden kesinlikle İngilizce yeterlilik aranıyor. Çünkü ileride üniversitede hoca olacak, makale ve kitap yazacak, ders verecek kişinin yabancı kaynakları da gayet iyi tarayıp anlayabilmesi şart. O nedenle doktora safhasına gelinceye kadar bu sorunu halletmeniz gerekecek.

Bu aradan unutmadan belirtmek gerekirse, bazı üniversiteler yükseklisans ve doktora başvurularında ÜDS, KPDS ve TOEFL belgelerinin kabul sonrası getirilmesine de izin veriyor. Bu durumda "şartlı" kabul ediliyorsunuz. Genellikle burada süre programa başladıktan sonra 6 aydır. Fakat dikkatli olmalısınız, çünkü eğer 6 ay içinde İngilizce sınavlarından birini veremezseniz kaydınız programdan silinir.

Şimdi son olarak sizin için bir de rota çizelim. Ben olsam şöyle bir rota izlerdim: Öncelikle İşletme alanında lisans okumaz, M.B.A.'i düşünürdüm. İngilizce yeterliliğim şu an için hiç olmadığına göre ilk etapta İngilizce şartı koşmayan üniversiteleri belirlerdim. E-posta adresinizden Ankara'da Başkent Üniversitesi'nde çalıştığınız anlaşılıyor. Ankara'daki devlet ve özel üniversiteleri araştırın. İngilizce şartı koşmayan üniversteleri ilk tercihim olarak belirlerdim. Eğer böyle bir okul hiç yoksa en kötü ihtimalle üniversitelerin kendi düzenlediği dil sınavlarına girip şansımı denerdim. Daha önce söylediğim gibi bence en yüksek puanı alma şansını bu sınavlarda yakalarsınız. Sonrasında ALES puanımın tahminen hangi okullar için uygun olabileceğini düşünürdüm. Ayrıca 2 yıllık geçerlilik kriterine uyup uymadığını da kontrol ederdim. Aynı şekilde lisans ortalamama da bakar, onu da tahminlerime ve hesaplamalarıma dahil ederdim. Eğer hiçbir M.B.A. programına giremeyecek gibiysem, İşletme dalıyla ilgili ve gelecekte doktora yaparak uzmanlaşmak istediğim daha spesifik programlara da bakardım (Örnek: Örgütsel Liderlik, Davranış Bilimleri, Pazarlama...vs.). Burs konusunu gider üniversitelerle özel olarak görüşürdüm. Telefon etmektense yüzyüze konuşurdum, böylece ne kadar istekli olduğumu hissettirirdim. Ayrıca bunu yaparken üniversiteleri de daha yakından tanıma şansı elde ederdim. Tabi ki sırf üniversitelere bağlı kalmaz, TUBİTAK ve benzeri kurumlardan da burs almak için başvuruda bulunurdum. İlaveten sadece bir üniversiteye başvurmazdım. Farklı farklı üniversitelere başvururdum, hatta bir üniversitenin farklı programlarına da aynı anda başvuru yapardım. Böylece şansım artardı, üstelik alternatif planlarım da hazır olurdu. Eğer bu yıl hemen başarılı olamaz da hiçbir yere giremezsem asla pes etmezdim, ertesi dönem ve ertesi yıl tekrar başvururdum, eğer gerçekten akademisyen olmak istiyorsam asla peşini bırakmazdım. Çünkü bilirdim ki eğer ben istersem beni hiçbir şey ve hiçkimse engelleyemez. Eğer hemen bu yıl kazanırsam bu kez de M.B.A. okurken derslere çok çalışırdım. Çünkü doktora başvurusu yaparken önemli olacağını tahmin ederdim. Ayrıca işletme lisansım olmadığından bunun bilgimi arttırmak açısından çok önemli olacağının da farkında olurdum. Aynı zamanda yine İngilizcemi bu 2 yıllık M.B.A. eğitimi zarfında iyi seviyeye getirirdim. Böylece doktora başvurusunda bir engeli daha elimine ederdim. Tabi ki bunların hepsini aynı anda 2 yıl içinde yapmanın kolay olmayacağını önceden bilirdim, ancak azimle çalışırsam ve kendime güvenirsem başarılı olacağımdan emin olurdum.

Şimdilik fikirlerim bu kadar Murat Bey. Devamı siz doktoraya girdiğinizde :) Kendinize dikkat edin ve ilave sorularınız da olursa danışmaktan çekinmeyin. Size iyi günler diler, sevgi ve saygılarımı sunarım...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Murat Kanca

Yer (City):
Ankara

Tarih (Date):
20 Temmuz (July) 2008, Pazar (Sunday)
11:43

Alıntı Yap (Use Quotation): Murat Kanca

Merhaba Hocam
Ben sizin gibi akademisyen olmak isteyen bir gencim. Şu anda öğrenci işlerinde asistanlık yapıyorum. Uzun zamandır size yazmak aklımdaydı ama duygularımın netleşmesini bekledim. Öncelikle lisansımı müzik branşında tamamladığımı belirtmek yerinde olacaktır şuan hala yüksek lisans yapıyorum. Fakat şöyle bir sorun var ki ben işletme alanına kaymak istediğimi kafamda netleştirdim. Sizce bunun için çok mu geç? Yeniden lisans okumam mı gerekir yoksa bu bilgilerim MBA için yeterli olur mu? Yalnız ailemin beni destekleyeilecek maddi durumu ve dil yeterliliğim yok? Fikirleriniz benim için çok önemli. Şimdiden teşekkürler..
M. KANCA
Yukarı (Up) Mail: mkanca@baskent.edu.tr         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
30 Haziran (June) 2008, Pazartesi (Monday)
14:22

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): arşivci...
merhaba cevdet bey,
sitenizi gerçekten çok beğendim, sizin arşivlemeye olan özeninizi ve yeteneğinizi görünce ülkemizde pek gelişmemiş bir dal olan arşivciliğe de öncü olabileceğinizi düşünüyorum.

Çok yönlü bir insan olduğunuz sitenizden anlaşılıyor, arşivcilik konusunda bir girişimde bulunmayı düşünmez misiniz?

Devletimizin arşivleri kayboluyor, birer birer yanıyor, bu gidişe sizin gibi kaliteli insanlar dur diyebilmeli,

saygılar, sevgiler...


Merhabalar Arsivci,

Sitemi begenmenize sevindim, bu vesileyle size tesekkurlerimi sunarim. Sozleriniz sitemin devami ve daha da gelistirilmesi icin guclu bir motivasyon saglamaktadir.

Arsivcilik konusundaki goruslerinize gelince, durust konusmak gerekirse ben bahsetmis oldugunuz bilim dalinin uzmani degilim. Ancak bilgim dahilinda soylediklerinize katiliyorum.

Bana sorarsaniz arsivcilik cok onemli bir bilim dalidir. Zira tarih ve arkeoloji gibi diger bilim dallariyla da ilgisi oldugunu dusunuyorum. O halde mantiken tarihine onem veren bir toplulugun arsivcilige de deger vermesi gerekir. Zaten tarih boyunca cesitli medeniyetleri inceledigimizde, hepsinin yazma, kaydetme ve saklama ihtiyaci icinde oldugunu goruyoruz. Sahsi gorusum buradan cikarilmasi gereken sonucun ise bilgi ve birikimlerin ancak yazilarak, kaydedilerek ve arsivlenerek bir sonraki nesillere aktarilabiliyor olmasidir. Bu perspektiften baktigimizda arsivciligin bugunku teknolojinin dahi temelini olusturdugunu iddia edebilecegimizi dusunuyorum.

Yukaridaki bahsettiklerimin cogu kendi goruslerimdir ve bir takim bilgileri de bos vakitlerimde okurken elde ettim. Dolayisiyla ifade ettiklerimin elestriye tamamen acik oldugunu vurgulamam gerekir.

Arsivcilik konusunda yapabileceklerim var ise faydali olmak isterim. Su an icin ne sekilde yararli olabilecegimi aslinda henuz yogun is trafigim nedeniyle dusunmus degilim, zira simdiye kadar arsivcilik benim icin her zaman bir hayat tarzi niteliginde olmustur. Dosya ve belgelerimi her zaman ozenle saklarim, aradigimda hemen bulurum. Dosya, belge ve klasorlerim gibi masamin ustu, calisma odam, bilgisayarim ve websitem de her zaman duzenlidir. Bilgisayarimdaki ve websitemdeki dosyalarin daima yedekleri mevcuttur. Duzensizlikten, kargasadan asla hoslanmam. Bence basarili olmanin en onde gelen anahtari duzenli ve disiplinli olmaktir.

Asil sorunuza tekrar odaklanirsak, topluma katkida bulunacagina inandigim projelerde yer almaya acigim. Ancak arsivcilik biliminde profesyonel olmadigimi, uzman goruslere de kesinlikle yer verilmesi gerektigini, konuyla ilgili uzmanlarimizdan da katiyetle faydalanilmasi gerektigini tekrar belirtmek isterim.

Ayrica devletimizin bir takim arsivlerinin de kayboldugunu, birer birer yandigini belirtmissiniz. Umarim bahsetmis oldugunuz durum hususunda yakin zamanda gelismeler kaydedilir. Degerlerimize ve gecmisimize cok daha fazla sahip cikmamiz gerektigini dusunuyorum. Maalesef benzer sorunlar tarihi ve turistik varliklarimiz icin de gecerli. Ornek vermek gerekirse, tarihi eserlerimize, bina ve alanlarimiza zarar veriliyor, bir takim parcalari caliniyor, kimi zaman yurt disina kaciriliyor. Ben bu konuda da onlemler almamiz gerektigine inaniyorum. Sonucta her iki bahsettigimiz de ayni kapiya, degerlerimize ve gecmisimize, atalarimiz ile tarihimize daha cok deger vermeye cikiyor.

Son olarak sitemin cogunlukla arsivcilikle bagdastirilmasi belki de bir anlamda teorinin pratikle birlestirilmesi neticesinde ortaya cikiyor. Demek istedigim, sadece arsivclik cok onemli, arsivclik soyle yada boyle iyi demek yerine bu onemli bilim dalini kendi hayatimiza da entegre etmeliyiz. Belki de ben biraz hobiyle karisik da olsa bunu yapiyorum. Arsivciligi kendi hayatima uyarliyorum ve kendi hayatimda uyguluyorum. Zaten bu da mikro bazda degerlere sahip cikilmasi degil midir?

Herneyse, en iyisi daha fazla basinizi agritmadan yazima burada son vermek. Zira arsivcilikle ilgili aslinda o kadar cok konusulmasi ve tartisilmasi gereken konular var ki, herhalde hakkiyla baslasak bitirmemiz gunler alir.

Ben de size sevgi ve saygilarimi sunar, guzel sorulariniz, sozleriniz ve tartismaya actiginiz konular vesilesiyle tesekkurlerimi iletirim...    
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
30 Haziran (June) 2008, Pazartesi (Monday)
13:38

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): ali
hocam saygılar ben yeni ünüversiteye girmiş olan biriyim.sizinle 26 haziran perşembe günü sohbet etmiştik faruk abimle.İlginizden dolayı teşekkür ederim.Saygılarımla


Merhabalar Ali,

Faruk agabeyinle bana ugradiginizda aramizda gecen sohbetten oldukca zevk aldim. Aslina bakarsan bana tesekkur etmene gerek yoktu, zira yardim etmek biz hocalariniz olarak zaten gorevimiz. Eger sana yardimci olabildiysem ne mutlu... Dilerim universite hayatin cok guzel gecer, hem basarili hem de eglenceli, bircok anilar ve arkadaslarla dolu yillari geride birakirsin.

Bu arada sana sohbet ettigimiz gun kartimi vermistim. Orada iletisim bilgilerim bildigin gibi mevcut. Bana her zaman cekinmeden ulasabilirsin. E-posta, telefon yada site hic fark etmez. Elimden geleni yapmaya gayret edecegim. Faruk agabeyin bizim cok sevdigimiz bir ogrencimizdir, ayni sekilde seninle tanistiktan sonra da benzer guzel izlenimler edindim. Bu nedenle tanistigimiz icin cok mutlu oldum.

Son olarak simdilik sana veda ediyorum, ancak her zaman benimle ihtiyacin oldugunda iletisime gecebilecegini bir kez daha hatirlatiyorum. Kendine dikkat et Ali, gorusuruz...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
arşivci...

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
27 Haziran (June) 2008, Cuma (Friday)
06:36

Alıntı Yap (Use Quotation): arşivci...

merhaba cevdet bey,
sitenizi gerçekten çok beğendim, sizin arşivlemeye olan özeninizi ve yeteneğinizi görünce ülkemizde pek gelişmemiş bir dal olan arşivciliğe de öncü olabileceğinizi düşünüyorum.

Çok yönlü bir insan olduğunuz sitenizden anlaşılıyor, arşivcilik konusunda bir girişimde bulunmayı düşünmez misiniz?

Devletimizin arşivleri kayboluyor, birer birer yanıyor, bu gidişe sizin gibi kaliteli insanlar dur diyebilmeli,

saygılar, sevgiler...
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
ali

Yer (City):
Malatya

Tarih (Date):
26 Haziran (June) 2008, Perşembe (Thursday)
07:45

Alıntı Yap (Use Quotation): ali

hocam saygılar ben yeni ünüversiteye girmiş olan biriyim.sizinle 26 haziran perşembe günü sohbet etmiştik faruk abimle.İlginizden dolayı teşekkür ederim.Saygılarımla
Yukarı (Up) Mail: malatyaliali@gmail.com    MSN: zafer_umudu@hotmail.com     
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
25 Nisan (April) 2008, Cuma (Friday)
10:54

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Merhabalar Selman Bey,

Yorumlarinizdan oturu cok tesekkur ederim. Websitemi begendiginize sevindim. Elimden geldigince bos vakitlerimde yavas yavas gelistiriyorum. Bu arada sizin gibi degerli dostlar da edinmis oluyorum. Umarim siz ve sizin gibilerin verdigi destekle Cevdetkizil.com ileride cok daha iyi yerlere gelir.

Kendinize dikkat edin, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
SelmanD

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
20 Nisan (April) 2008, Pazar (Sunday)
14:09

Alıntı Yap (Use Quotation): SelmanD

Web siteniz çok güzel tebrikler.
Yukarı (Up)   Web: selmand.blogspot.com       
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
14 Nisan (April) 2008, Pazartesi (Monday)
08:03

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): Martin Kalmer
Very good , perfect ,fantastic.


Hello Martin,

Thank you very much for your supporting and encouraging words, they have really made me happy. I think we have not met before, but for sure I would like to know you since you seem to be a great person. Thanks again for your compliments and have a great day!

Best regards,
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Martin Kalmer

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
11 Nisan (April) 2008, Cuma (Friday)
04:00

Alıntı Yap (Use Quotation): Martin Kalmer

Very good , perfect ,fantastic.
Yukarı (Up) Mail: Martinkelmer@hotmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
07 Mart (March) 2008, Cuma (Friday)
19:13

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Merhaba Ahmet Mert,

Sitemi cok guzel bulduguna sevindim. Tesekkurler. Vakit buldukca daha da gelistiriyorum, ancak su siralar guncellemelerden cok saglam ve kusursuz bir altyapi (temel) olusturma amacindayim. Bu biraz uzun surebilir, fakat dogru bir karar oldugunu dusunuyorum, guncellemere daha ileriki zamanlarda gececegim.

Bu arada Faruk senden bahsetmisti. Kendisi bazen fakultedeki odama gelerek dersler haricinde web programciligi ile ilgili sorular da yoneltiyor, cok yonlu bir ogrenci :) Bir ara istersen sen de onunla birlikte gel, daha iyi tanisma firsatimiz olur :)

Yorumlarin icin tekrar tesekkurler, kendine dikkat et, gorusuruz...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
ahmet mert merter

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
04 Mart (March) 2008, Salı (Tuesday)
04:38

Alıntı Yap (Use Quotation): ahmet mert merter

siteniz cok güzel başarılarınızın devamını dilerim
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
14 Şubat (February) 2008, Perşembe (Thursday)
04:30

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Sevgili Ali Nail,

Cevdetkizil.com'a hoşgeldiniz. Ziyaretçi defterime yazdığınız için teşekkür ederim. Renkler konusundaki önerinizi ise değerlendirmeye çalışacağım. Açıkcası genellikle renkler üzerinde çok fazla oynama, değişiklik yapma imkanım olmuyor, zira bahse konu olan husus biraz da zevklerle alakalı olduğundan herkese göre değişiklik gösterebiliyor. Diğer bir ifadeyle kimi dostlarımız için güzel olan bir renk, kimi dostlarımız için itici olabiliyor. Fakat söylediğim gibi ben yine de eleştrinizi ve önerinizi dikkate alacağım. Herhangi bir şey yapılabilir mi diye düşüneceğim. Size de tekrar teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
ali nail

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
11 Şubat (February) 2008, Pazartesi (Monday)
18:56

Alıntı Yap (Use Quotation): ali nail

Öncelikle Merhaba,
Defalarca denedim deftere yazmayı ama sonunda ancak başarabildim.. Sanırım problem bendeymiş.. Renkleri değişme ihtimalimiz yokmu arkadaşlar..
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
30 Ocak (January) 2008, Çarşamba (Wednesday)
04:53

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): faruk kahve
cevdet hocam lisedeki fotoğrafınız süper ya


Merhaba Faruk,

Senin de bildigin gibi okullar su anda tatilde, ancak site vasitasiyla halen haberlesebilmemiz gercekten de muthis. Bu arada 1.donem de hakikaten iyi is cikardin, tebrik ederim. Not ortalamani hep bu seviyede tutarsan super olacak, seni boyle basarili gormek beni cok mutlu ediyor.

Lisedeki fotografima gelirsek, simdiye kadar baya ilgi cekti :) Bu fotografla ilgili bugune dek birkac mail bile aldim :) Cogu hos yorumlar, ama bana kizan da vardi. "Bu kadar da ciddiyet olmaz, hele ki okulun son gunlerinde" diye cikismislar :) Tabi ki zevk meselesi. Ancak senin begendigine sevindim, tesekkur ederim. Dogrusunu soylemek gerekirse benim ceket, kravat ve takim elbise ile aram iyi, sonucta insanin karsisindakine saygisini gosterir. Ancak arada hocalar bile bana takilmiyor degil, gecenlerde bir hocamiz "Cevdet sen Maliye Bakani olmalisin" dedi :)

Herneyse, bu arada en son yaptigimiz organizasyon cok guzeldi. Ben epey keyif aldim, zannedersem siz de oyle. 2.donemin sonunda yine sizi yemege cikaririm. Sizin universite mezunu olmaya, benim de Dr. olmaya bir adim daha yaklasmamizi kutlariz :) Umarim planlarda bir aksilik cikmaz :) Bu arada cektirdigimiz fotograflardan birini de Foto Galeri'ye ekleyecegim, ancak once kendime biraz zaman yaratmam gerekecek.

Faruk son olarak size mezun olup is bulana kadar her yil geleneksel olarak yemek ismarlayacagim :) Ancak ise girip para kazanmaya baslayinca bana bir kereligine de olsa fiyakali bir yerde yemek ismarlayacaksiniz :) Herseye ragmen eger bizim meslegi secer de akademisyen olursan o zaman baska tabi, yalnizca bu durumda sana kiyak gecerim :)

Kendine dikkat et Faruk, gorusuruz...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
30 Ocak (January) 2008, Çarşamba (Wednesday)
04:16

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): mayis
Güzel site, tebrikler!


Cok tesekkur ederim Mayis! Cevdetkizil.com'u begendiginiz icin mutluyum, kendinize dikkat edin, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
mayis

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
25 Ocak (January) 2008, Cuma (Friday)
18:09

Alıntı Yap (Use Quotation): mayis

Güzel site, tebrikler!
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
faruk kahve

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
25 Ocak (January) 2008, Cuma (Friday)
16:50

Alıntı Yap (Use Quotation): faruk kahve

cevdet hocam lisedeki fotoğrafınız süper ya
Yukarı (Up) Mail: trust_man_@hotmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
20 Ocak (January) 2008, Pazar (Sunday)
15:50

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): hasan tosun
Hocam harikasın ya bende böle bi site yapmak istiyorum! yardımcı olurmusun hocam. Siten şu ana kadar gördüğüm en ayrıntılı site valla muhteşem. başarılarının devamını bekliyoruz...


Merhabalar Hasan,

Oncelikle sozlerin nedeniyle cok tesekkur ederim. Siteyi begenmen beni mutlu etti, sen ve senin gibi dostlarimizin sagladigi motivasyon hakikaten cok onemli. Sizlerin yazilarinizi okudukca cevdetkizil.com'u kurmakla ne kadar iyi yaptigimi anliyorum. Aslinda her hafta farkli univeristelerin ogrencilerinden aldigim e-mailler de cok hosuma gidiyor ve okurken beni sevklendiriyor. Sitem sayesinde o kadar cok iyi insanla tanisma firsati buldum ki...

Yapmak istedigin site konusunda da tabi sana elimden geldigince yardimci olmaya calisirim. Birazdan sana e-mail gonderecegim, uzerinde konusuruz. Daha hizli yazamadigim icin kusura bakma, isler epey yogundu da...

Son olarak sizler icin basarmaya devam edecegim. Beni desteklediginiz icin de sizlere minnettarim. Kendine dikkat et Hasan, gorusmek uzere...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetkizil.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
hasan tosun

Yer (City):
Bursa

Tarih (Date):
15 Ocak (January) 2008, Salı (Tuesday)
15:49

Alıntı Yap (Use Quotation): hasan tosun

Hocam harikasın ya bende böle bi site yapmak istiyorum! yardımcı olurmusun hocam. Siten şu ana kadar gördüğüm en ayrıntılı site valla muhteşem. başarılarının devamını bekliyoruz...
Yukarı (Up) Mail: the.isyankar.99@gmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
15 Aralık (December) 2007, Cumartesi (Saturday)
13:38

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Tekrar tesekkurler Faruk! Aralik ayi sonrasi sizi yemege goturdugumde daha uzun sohbet ederiz, size diger anilarimi da anlatirim :) Bildigin gibi baya yogunum, zaten gecenlerde ben yukarida 1.siniflara ders verirken karsilastik, onun haricinde de universitenin isleri ve kendi sinavlarim var. Oglum, agabeyleri olarak sen de biraz yol goster 1.siniflara, ne de olsa artik kidemli ogrencisin :) Bu arada benim 2.yukseklisans da bitti, hocanla gurur duy :) Iste boyle, kendine dikkat et Faruk, gorusuruz...
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
faruk kahve

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
12 Aralık (December) 2007, Çarşamba (Wednesday)
15:41

Alıntı Yap (Use Quotation): faruk kahve

cevdet hocam senle sohbet şahane ya gerisi bahane   [:p)]
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
10 Aralık (December) 2007, Pazartesi (Monday)
04:26

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Ayip ettin :) Bir ara ders cikisi ugra, ineriz asagiya. Hem dersler hakkinda kafana takilanlari sorarsin, hem de biraz sohbet ederiz. Aslinda arkadaslarini da cagir, daha iyi olur. Belki onlarin da danismak istedikleri, dertlesme ihtiyacinda olduklari seyler vardir... Simdilik cayla idare edin, ancak Aralik'tan sonra sozumu tutacagim ve size iyi bir ziyafet cekecegim :) Kendine dikkat et Faruk, sozlerin icin de cok tesekkur ederim.
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
faruk kahve

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
09 Aralık (December) 2007, Pazar (Sunday)
17:40

Alıntı Yap (Use Quotation): faruk kahve

yakup a var da çay bize yok mu hocam :):) şaka bir yana çay değil sohbetin herşeye bedel cevdet hocam
Yukarı (Up) Mail: trust_man_@hotmail.com         
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
04 Aralık (December) 2007, Salı (Tuesday)
19:59

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): yakup
Hocam o değil de, ne yapacağız biz bu ÖSS'de?


Merhabalar Yakup,

Öncelikle websiteme hoşgeldin diyorum. Sorduğun sorudan bir lise öğrencisi olduğun anlaşılıyor. Aslında yönelttiğin soru benim uzmanlık alanıma girmiyor. Zira bildiğin gibi ben üniversite hocasıyım, lise öğretmenleri ve rehberlik servisi bence bu konuda seni daha çok aydınlatabilir. Yine de senin yaşadıklarını ve tecrübe ettiklerini zamanında yaşamış biri olarak sorunu yanıtsız bırakmayayım ve seni kırmayayım.

Öncelikle bana sorarsan ÖSS tipindeki sınavlar aslında uzun bir maratona benzer. Genelde belirli bir periyot arasında çalışmayı gerektirir. Bununla bağlantılı olarak bu tip sınavlara özel strateji belirlemek gerekir bence. Örneğin ne olursa olsun hergün içinden hiç gelmese bile çalışmaya bak. Çünkü esasen kitap, defter ve testlerin başına oturmak zorlar insanı, başlayınca ise gerisi bir şekilde gelir. Hiçbir şekilde araya zaman (gün) girmesine izin verme derim, zira sonra alışkanlık yaratıp tembelliğe ve rahatlığa alıştırabiliyor bu durum.

İlaveten, yine ÖSS'nin uzun bir maratona benzemesinden ötürü moralini hiçbir zaman bozma derim. Çünkü bu tip sınavlara çalışırken ve de girerken moralmen iyi durumda olmak da bence çok önemli. Özellikle ümidin her zaman her koşulda devam etmeli. Ümtsizliğe kapılmak yok! Genelde insanlar bir takım şeyler için geç kaldıklarını düşünür, ancak aslında hala bir şans vardır ama ne yazık ki bunu kullanmazlar ve unuturlar.

Devam edersek, toplumun üzerindeki etkisine dikkat et ve bunu kontrol etmeye çalış. Maalesef ÖSS yıllarında aileler olsun, çevre olsun, öğrencileri çok yanlış etkileyebiliyor ve negatif yönlendirebiliyor. Şöyle ki, toplumun etkisiyle bu sınavın bir ölüm kalım hususu olduğu, kazanılamadığı takdirde herşeyin sona ereceği hissine kapılıp moral azalırken stres çok artabiliyor. Hatta ve hatta bazen senin kazanamayacağını, bu sınavda başarısız dahi olacağını başkalarının söylediğine tanık olabilirsin yada daha sonra başkalarından işitebilirsin. Maalesef bunları ben de yaşadım... Ancak önemli olan şu: Sen kendine ne kadar güveniyorsun? Bu sınavı ne kadar kazanmak istiyorsun? Demek istediğin bu tip olaylar olduğunda da çok takılma, kendini dinle ve sabırlı ol. Unutma, eğer istersen bu sınavı rahatlıkla kazanırsın. Çünkü öyle lanse edildiği kadar zor bir sınav değil, yeter ki çalış, bana güven. Zaten bence insanlar arasındaki zeka farkı da çok az, sadece bazıları çalışırken diğerleri başka şeylerle uğraşıyor, yani enerjilerini başka noktalara kanalize ediyorlar. Sorun asıl bundan kaynaklanıyor.

Ayrıca şunu unutma ki hiçbir şeyin ucunda ölüm yok. Sen elinden geleni yap ve azimle çalış, kaybedersen de canın sağolsun. En azından çalıştım, elimden geleni yaptım ve kazanamadım dersin, için rahat olur. Ama hiç çalışmazsan o zaman hep aklının bir ucunda kalabilir, yıllar sonra bile... Dediğim gibi, sen elinden geleni yap, olduğu kadar artık. Zaten en önemli şey sağlık, hiçbir şey için o kadar üzülmeye değmiyor, bana ileride hak vereceksin. Üstelik farzedilim ki ÖSS'yi kazanamadın, gelecek sene tekrar girersin. Hatta ve hatta aslında o kadar çok imkan var ki... Mesela 2 yıllık bir yere girdikten sonra arzu edersen ve notların iyi olursa dikey geçiş yapabilirsin, yada bir fakülteden başka bir fakülteye yine notların iyiyse daha sonra yatay geçiş yapman mümkün. Artı, Açıköğretim'de okuma şansın dahi var. Diyelim ki hiçbiri olmadı, başka şekilde başarıyı yakalaman da söz konusu. Örneğin üniversitede okumadığı halde iş hayatında çok başarılı olmuş ve ülkemize yararlı olmuş kişiler de var, öyle değil mi? Gerçi ben bir akademisyen olarak üniversitede okumanı arzularım, bu konuda biraz subjektifim, kabul :) Ama burada sana elindeki şansları ve imkanları da gösteriyorum. Gördüğün gibi toplumun lanse ettiği gibi ÖSS bir ölüm kalım savaşı değil, aslında zorlayabileceğin birçok kapı var.

Sonuç olarak şu anda senin yapman gereken zamanı olabildiğince iyi kullanıp mümkün olduğunca test çözmen, kitap ve defterlerine göz gezdirmen, derslere iştirak etmen. Ayrıca zorlandığın sorular için de etütlere kalabilirsin, öğretmenlerine danışabilirsin. Bunları hallederken bahsettiğim gibi stres de yapma, rahat ol. Şu anda nerede olduğun değil, 5-10 yıl sonra nerede olduğun önemli ve bu yolda düşüp kalkmalar, çevrenin lanse ettiğinin tam tersine, gerçekleşebilir. Neticesinde hayat bu, hepimiz insanız, her zaman başarılı olmak çok güç.

Herneyse, artık gitmeliyim... Yarın yine yoğun birgün olacak, biraz da dinleneyim :) Bu arada ben Kadir Has Üniversitesi Cibali Merkez Kampüsü'nde İşletme hocasıyım, eğer sınavdan önce üniversite ortamını biraz tanımak istersen rahatlıkla bana ulaşabilirsin. E-posta adresim sitede yazıyor. Okul güzel, seni gezdiririm, yemek ve çaylar benden
Yukarı (Up) Mail: cevdetkizil@yahoo.com  Web: cevdetchess.com  MSN: zor_cevdet@hotmail.com  Yahoo: cevdetkizil@yahoo.com  ICQ: 14386319 
 
Gönderen (Author):
yakup

Yer (City):
Diğer

Tarih (Date):
30 Kasım (November) 2007, Cuma (Friday)
16:14

Alıntı Yap (Use Quotation): yakup

Hocam o değil de, ne yapacağız biz bu ÖSS'de?
Yukarı (Up)          
 
Gönderen (Author):
Cevdet KIZIL

Yer (City):
İstanbul

Tarih (Date):
24 Ekim (October) 2007, Çarşamba (Wednesday)
15:30

Alıntı Yap (Use Quotation): Cevdet KIZIL

Alıntı Sahibi (Quotation Owner): hüseyin darıca
hocam merhabalar,

öncelikle sizin adınızı ilk ekşi sözlük ve itü sözlük'te farkettim. sonrasında oradan gelen linklere tıkladığımda ve sitenizi incelediğimde gayet başarılı birisi olduğunuzu anladım. akademisyen özelliğinizin yanında gayet de sosyal birisi olduğunuzu anladım. acaba bu sözlükteki boş beleş gençler sizle dalga geçerek, kendi başarızlıklarını mı gizlemeye çalışıyorlar? bu kişilere karşı nasıl bir tepki koymayı planlıyorsunuz? bu konu hakkında güzel bi yorumunuzun geleceğini biliyorum.

iyi çalışmalar


Sayın Hüseyin Darıca,

Sitemi ziyaret edip görüş ve yorumlarınızı paylaştığınız için öncelikle size çok teşekkür ederim. Sizinle daha önce yüzyüze tanışıklığımız yok, ancak yine de ben bu şekilde de olsa görüşme imkanımız olması açısından kendimi çok şanslı hissediyorum. Buraya daha önce yazan bazı dostlarımızla daha sonra yüzyüze de tanışma fırsatını yakaladık, umarım sizinle de ileride bu hususu mümkün kılarız.

Şimdi, yazınız ve sorularınız hakkında yorum yaparsam, herhalde öncelikle size teşekkürü borç bildiğimi ifade etmem gerekir. Sözleriniz beni gayet sevindirdi, çok sağolun. İyi ki ülkemizde hala sizin gibi objektif, kültürlü, bilgili ve zengin görüşlü arkadaşlarımız var. Aslında sizin varlığınız bize yalnız olmadığımızı haykırıyor.

Sözlüklerde yapılan yorumlara gelirsek, aslında bahsettiğiniz kişiler için ben de çok üzülüyorum. Hem de birçok açıdan... Öncelikle yaptıkları herhangi bir amaca hizmet etmiyor. Çünkü ben ne onlar için sitemi kapatırım, ne de aklı selim, belirli seviyelere ulaşmış kişiler oradaki yazılar için beni eleştirir. Tabi ki bahsettiğiniz kişilerin yazdıklarını destekleyenler de var, ancak sizin de bildiğiniz gibi bizim bir ünlü deyimimiz vardır: "Tencere yuvarlanır, kapağını bulur" derler. Dolaysıyla birbirini destekleyen bu kişilerin durumu da farksızdır.

Ayrıca maalesef bu kişiler zamanlarını boşa harcamaktadırlar. Çünkü yaptıkları şey kimseye bir fayda sağlamıyor. Keşke bu vakti bir kitap okuyarak, sosyal faaliyetlere katılarak yada kendilerine yatırım yaparak değerlendirseler. İçlerinde kendilerini hakikaten yazar zannedenler bile var. Ne yazık ki yazarlık bu değil tabi. Gerçek yazar bilime katkıda bulunur, makale ve kitap yazar. Hayatında kütüphaneye gitme alışkanlığı olmayan, yıllık okduğu kitap sayısı üç beşi geçmeyen birisi nasıl yazarlık yapabilir? Yada geceyarısı dört sularında sözlüklerde yazı yazmak ne kadar sağlıklıdır? Maalesef bizim öğrencilik dönemlerimizde arada büyük farklar var. Büyük bir dejenere olma söz konusu. Bizim zamanımızda da Ekşi Sözlük vardı, ancak biz buralarda yazmak yerine Felsefe dergilerine yazılar yazardık, bilimsel dergilerde makalemiz çıksın diye hocalarımızın peşinden koşardık, ekonomik konular üzerine tartışıp sebep-sonuç ilişkisi kurardık. Zaten bence başarı da böyle geliyor, şans eseri gelmiyor.

İlaveten, sizin de söylediğiniz gibi ne yazık ki bazı kişiler başarısızlıklarını bu yolla gizlemeye çalışıyorlar. Diyorlar ki: "Ben başarısız oldum, beceremedim, o halde başkaları neden başarılı olsun? En iyisi kötüleyeyim, dalga geçeyim, böylece intikam alır rahatlarım". Ancak tabi bu mantık da yanlış. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz. Ayrıca kaç tane çalışkan ve üretken insan var, hangi birisi için ne zamana kadar yazacaklar? Bir yerlere gelen insanların nasıl geldiklerinden acaba haberleri var mı? Kaldı ki en yanlış yaptıkları zaten başarılı olmaktan ümidi kesmek. Hiçbir şey için geç değildir. Ben otuzlu, kırklı yaşlarında üniversiteyi bitirip, sonra devam edip yükseklisans ve doktorasını dahi tamamlayan kişiler gördüm. Çalıştıktan sonra, gayret ettikten sonra arayı rahatlıkla kapatırlar. Ancak tabi ki çalışmak zor geliyor bu kişilere. Internette chat, oyun, arkadaşlık siteleri onlar için tamam, ama üretmek yok. Internetin amacı bu değil. Maalesef bu kişiler interneti yanlış şeyler için kullanıyorlar, bazı şeylerde aşırıya kaçıyorlar ve internette araştırma yapmak yerine kötü alışkanlıklarını sürdürüyorlar.

Sonrasında bu kişiler eleştri ile hakaret arasındaki farkı da bilmiyorlar. Ben eleştri yapılmasin demiyorum. Zaten yilda 1 milyondan fazla ziyaret edilen bir sitenin hic elestrilmemesi garip olurdu. Eleştirsinler, ama yapıcı eleştri olsun, hakaret olmasın, amaçsız eleştri olmasın diyorum. Tabi bu kişilerin arasında üniversite öğrencisi kişilerin ağırlıklı olması çok düşündürücüdür. Zira bu yaş ve eğitim seviyesine ulaşmış kişilerin çok farklı şeylerle uğraşması gerekir. Biz de öğrenci olduk, öğrenciliğin bununla uzaktan yakından alakası yok. Ülkemizi ileride bunlara nasıl emanet edeceğiz? Mesela bir sözlükteki arkadaşın yazısını okudum. Acaba üniversitede okurken hiç mi kendini geliştirme ihtiyacı hissetmemiş? Yada geleceğini ne ölçüde düşünmekte? Demek ki fiziksel yaş ile zihinsel yaşı bir kere birbirinden ayırmamız lazım. Bu arada bu deftere bugüne kadar birçok kişi yazdı, eğitim açısından da çok geniş bir yelpazeyi oluşturuyorlar. Ancak bahsettiğim sozlukte yazan kişi (genç demeye dilim varmıyor çünkü sadece bedenen değil, beynen de gençlik söz konusudur) ilk bakışta iyi bir eğitim seviyesine sahip olsa da yazdıklarını okuduğunuzda hayret uyandırıyor. Demek ki eğitim aslında sadece okulda olmuyor. Aile, arkadaş çevresi gibi faktörler de çok önemli. Örneğin acaba ailesi hiç mi "Oğlum sen her gün sözlükte kaç saattir ne yapıyorsun? Hiç çalışmıyor musun?" demiyor. Tabi ki bu seviyeye gelmiş birine teorik olarak bunlar denilmez, ama gerekiyorsa kişisine gore başka şeyler de demek gerekir.

Artı, bu kişilerin bağlı bulunduğu kurumların saygınlığını, adını lekelemeye de hiç hakkı yok. Yazdıklarını siz de dahil olmak üzere kaç kişi okuyor, bana "Bu adamlar ne yapıyor, ne biçim öğrenciler?" diye mail gönderenler var. "Bu sözlük de artık midemi bulandırıyor" şeklinde yazanlar oluyor. Gerçekten yazık... Bence okullardaki tum fakultelere, isletme, iktisat, guzel sanatlar, fen-edebiyat yada mühendislik, ne olursa olsun etik dersi konulmalı. Ayrıca eleştri nasıl yapılır, argo kelimeler kullanmadan düşüncelerimizi nasıl savunuruz öğretilmeli.

Dürüst konuşmak gerekirse ben bu profildeki kişilerle yüzyüze de görüştüm, konuştum. Sonuçta bazılarının sözlüklerdeki nicklerine tıklayınca gerçek isimleri bulunuyor, bulunmasa da araştırınca öğreniyorsunuz. Merak ettim, kendilerine sordum ve sohbet de ettik. Ne yazık ki bahsettiğniz kişiler bu hale biraz yönlendiren büyüklerin olmaması, biraz da arkadaş çevreleri nedeniyle geliyorlar. Yemin ederim ki epey vakit harcadım bazılarıyla, hatta işimi gücümü bıraktım, gittim arkadaş gibi yanlarında takıldım. Neyse ki şimdi içlerinde çok iyi durumlarda olanlar var. Kimi önceden sabahlara kadar sözlükte yazarken şimdi bu hastalıktan kurtulup yurtdışında yükseklisansa gitme planı yapıyor, kimi de burs kazandı. Burada yanlış olan bu kişilerin hep ölçüyü kaçırmasıydı, enerjilerini yanlış yerlere yoğunlaştırmasıydı. Internette chat yapana, counter strike oynayana, dışarıda sinemadan sinemaya koşana para vermiyorlar. Adam "Sen benim şirketime ne katacaksın? Ne kadar kazandıracaksın?" diye soruyor. Sosyal olmak lazım, zamanı iyi kullanmak lazım. Ancak maalesef bu kişiler sosyalleşme adı altında daha da anti sosyalleşiyor. Ayrıca madem bu kadar sözlük yazarı olmak istiyorlar, sozluklere internette araştırdıklarını girsinler, okudukları bir kitapla ilgili yazsınlar, günde beş bilemedin on kere yazsınlar bari en fazla.

Ayrıca bu davranışlara nasıl tepsi vereceksiniz diye sormuşsunuz. Açık söylemek gerekirse ben bu kişiler gibi boş vakti pek fazla olan birisi değilim. Bir sürü sorumluluğum var. Aynı anda doktora ve 2.yükseklisans yaparken, bir taraftan da üniversitede çalışıyorum ve de akademik calismalarim kapsaminda kitap, makale yazıyorum. Şimdilik yüzeysel düşündüm bu konuyu, ancak Aralık'tan sonra detaylı düşünüp ne yapacağıma karar vereceğim. Şu an bana herhangi bir zarari olmadı. Hatta hergün çok güzel yorumlar ve yazılar alıyorum, zamanı gelince bunları siteye ekleyeceğim. Yolda yürürken başka fakültelerden öğrenciler, hiç tanımadığım kişiler selam verip takdir ediyorlar, bir sürü yerden (başta bankalar olmak üzere) iş teklifi de aldım. Çalıştığım yerde de bu yazılara gülüp geçiyorlar. Zira "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz". Herkes benim yetenek ve performansımı gayet iyi bilir. Dünyanın her yerinde başarılı olacak kriter ve özelliklere sahibim, zaten bunu da geçmiş yıllarda kanıtladım, gerekirse tekrar kanıtlarız. Demek istediğim ben kendim için değil, bu kişiler için üzülüyorum. Çünkü hayatları ellerinden ucup gidiyor, farkında değiller.

Örneğin bahsettiğiniz sözlüklerden birinde bir kişi hızını alamamış, dört kez ardarda yazmış. "Sitesine askerlik belgesini koymuş" demiş. Daha askere gitmemiş biri sizce askerliği Güneydoğu Anadolu'da sınır kentinde yapan birisi için bu basari belgenin ne anlama geldiğini bilebilir mi?

Ben bahse konu olan basari belgesini siteme koydum, cunku bu belge ile odullendirilmekten gurur duyuyorum. Sonucta belgeyi veren kurum, Kara Kuvvetleri Komutanligi, Turkiye'nin en saygin ve ciddi kurumlarindan biridir. Bence bu kisiler benim gibi vatani hizmetini layikiyla yapmis olanlari elestireceklerine askerden kacmaya calisanlari elestirsinler. Bahsettiginiz kisiler bir takim sozluklerde sozde yazarlik ile vakit gecirebiliyorlarsa bu askerlik hizmetini yerine getirenler sayesindedir. Benim askerligimi yaptigim yer Turkiye'nin en zorlu bolgelerinden biridir. Artik Olaganustu Hal Tugayi olmustur. Buna ragmen ben askerlik gorevim icin tam zamaninda tereddutsuz hazir oldum, bu gorevimi de en iyi sekilde gerceklestirdim ve tamamladim. Bahsettiginiz kisiler once bir Guneydogu Anadolu bolgesinde sinir sehrinde askerlik yapsinlar, ondan sonra belki bazi belgelerin siradan birer kagit parcasi olmadigini anlayabilirler.

Bir de "Excel sertifikasını, yıllık yazılarını...vs. koymuş" demiş. Bunda herhangi bir zarar var mı? Ben sitemin reklamını mı yapıyorum? Başlarına silah dayayıp "Gir şu siteye!" mi diyorum? Madem bu kadar rahatsız ediyor, girmesinler bu siteye. Benim aldığım Excel sertifikasını, yıllık yazısını koymak kimseye zarar vermiyor, ama onlar hakaret ederek çok büyük yanlış yapıyorlar. Standart dışı bir site ile karşılaşınca hemen yıkıcı eleştride bulunmak, yargılamak mı gerekir? İşte bu nedenle ne yazık ki ülkemizden neredeyse hiç bir yaratıcı fikir, yenilik çıkmıyor. Üstelik bu siteye yabancı ülkelerden (İtalya, Almanya, ABD gibi) girip yorum yazanlar da var. Onlar neden bu yorumları yapmıyor? Çünkü oralarda da bu tip siteler var, ama aynı zamanda insanların birbirine karşı saygısı da var, farklı tarzlara anlayış var. Biz eleştrirken terbiye sınırlarını maalesef gözardı ediyoruz. Birbirimizin yuzune soyleyemeyeceklerimizi takma adlarin (nickname) arkasina siginip gercek kimligimizi gizleyerek sarfediyoruz. Bir nevi birbirimizi arkadan vuruyoruz. Halbuki bizim kulturumuz gercekte bu degil. Biz cok farkli, guzel bir kulture sahibiz aslinda.

Geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyordum, dedi ki "Siteni çok beğeniyorum, hatta ben de öyle bir site yapmak istiyorum. İçinde ilaveten pul koleksiyonum da olsun istiyorum. Ancak beni de kötü niyetli, kötü ruhlu kişilerin eleştirmesinden korkuyorum". Ben de "Seçimine saygı duyuyorum, ama ben olsaydım düşündüğün siteyi yapardım" dedim. Diğer bir ifadeyle, bence tabi ki herkesin fikrini almak önemli, fakat kendi doğrularımızı yapmak, özgürce davranmak ve baskıya boyun eğmemek bence daha da onemli. Zaten sırf bu yüzden bazı arkadaslarimiz da "İyi ki yaptın bu siteyi, çok iyi ettin" diyorlar.   

Ancak, tüm bunlara rağmen, aslında bu bahsettiğiniz sözlüklerde yazılanların toplumun belli kesimlerinin bir nevi aynası olduğunu da unutmamak gerek. Ne yazık ki bizim ülkemizde çalışkan, dürüst, iyi niyetli, üretken ve bir takım farklı özelliklere sahip olanlar çekilmiyor, ekarte edilmeye calisiliyor, kendimize karşı da dürüst olalım. Ayak kaydırmaya çalışmak, çelme takmak, yükselenleri aşağıya çekmek artik bizde bir norm halini almaya basladi ki iste kirmizi alarm da aslinda burada calmaya baslar. Zaten en büyük düşmanımız da kendimiz değil miyiz? Şu toplum bir bütün olsa kim durdurabilir? Hadi diyelim ki bunları dahi düşünemiyor o sözlüklerdeki kişiler, peki benim bilgili ve iyi olmam mı, yoksa sıradan ve vasat olmam mı bu topluma, gençlere daha faydalı olur? Bahsettiginiz kisiler öyle bir yazmış ki sanki karşılarındaki yurttaşı değil de düşmanı. Bu kafayla daha maalesef çok kaybederiz. Halbuki destek olmak lazım ki topluma yansısın, sinerji oluşsun. Bu tip davranislar alttan yetisen jenerasyonlara da maalesef caliskanligi, uretkenligi, yaraticiligi ve samimiyeti de bir yanlislikmis, enayilikmis gibi tanitiyor.

Sözlükler konusunda internette bence bir araştırma yapmanız da iyi olur. Maal