ŞIMARIK ÇOCUK BİZİ DE ÜZER Mİ?

Köşe Yazısı Künyesi: Kızıl C. (2010). "Şımarık Çocuk Bizi de Üzer Mi?", Habertürk Gazetesi, 10 Nisan 2010 Cumartesi Tarihli Köşe Yazısı, Sayfa 24.

Citation: Kızıl C. (2010). "Şımarık Çocuk Bizi de Üzer Mi?" ("Will The Spoiled Child Also Sadden Us?"), Haberturk Gazetesi (Haberturk Newspaper), April 10, 2010, Saturday, Page 24.

Avrupa’nın şımarık çocuğu olarak bilinen Yunanistan’ın yaşamakta olduğu ekonomik kriz, hem ülkemizde hem de Dünya’da son zamanlarda gündemden düşmeyen önemli bir konu. Şımarık çocuk, kendisini besleyip büyüten vefakar ailesi Avrupa Birliği’ni oldukça üzüyor gibi… Peki acaba biz yan oda komşusu olarak şımarık çocuğun patırtısından nasıl etkileniriz? Şımarık çocuk bizim de başımızı ağrıtıp üzer mi?

Öncelikle Avrupa Birliği’nin ne ölçüde vefakar bir aile olduğunu inceleyelim. Yunanistan Avrupa Birliği’ne katılmadan once kişi başına düşen milli geliri 3.000 dolar iken, birliğe katıldıktan sonra halihazırdaki kişi başına milli geliri 32.100 dolardır. Dolayısıyla şımarık çocuğun harçlığı yıllar boyunca baya bir artmış! Ne var ki, Yunanistan’daki yolsuzluklar, aşırı kamu harcamaları, dış borçlanma, bankacılık sektörü performansındaki düşüşler, firma iflasları ve dolayısıyla azalan vergiler, bütçe açığı ve işssizlik gibi çok çeşitli göstergeler de daimi olarak gözardı edilmiştir. Örnek vermek gerekirse, 2010 yılı itibariyle Yunanistan’ın bütçe açığı %14’dür. Borçlar / Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) oranı ise %114 seviyesindedir! Diğer taraftan Avrupa Birliği’ne üye olan tüm ülkelerin uymak zorunda oldukları Maastricht Antlaşması kriterlerine göre üye ülke devlet borçlarının GSMH’ye oranı %60’ı geçmemelidir. Bu da Yunanistan’ın belirlenen oranın neredeyse iki katına çıktığını göstermektedir. Ayrıca, Yunanistan’daki mevcut işsizlik oranı da %13’dür. Vurgulanan tüm negatif göstergelere rağmen Yunanistan sevgili ailesi Avrupa Birliği’nden herhangi bir uyarı almamış, belirli bir yaptırımla karşılaşmamıştır. Avrupa Birliği’nin de aslında kendisini üzen şımarık çocuğuna karşı pek de bilinçli ve dikkatli davranmadığı rahatlıkla söylenebilir.

Bütün bu gelişmelerin ardından ise olan çoktan olmuş, şımarık çocuk yüksek harçlığına rağmen çoktan yoldan çıkmıştır. Artık tek çare durumu düzeltmek adına büyük bir aile toplantısıdır… Avrupa Birliği Brüksel’de bir araya gelerek bahse konu olan aile toplantısını gerçekleştirmiş, Yunanistan için 22 milyar euro tutarında bir yardım paketi öngörmüştür. Belirtilen yardım paketi tutarının 10 milyar euro’luk kısmını IMF’nin, 12 milyar euro’luk kısmını ise Avrupa Birliği ülkelerinin karşılaması kararlaştırılmıştır.

Şimdi, biraz da Yunanistan’ın mecvut ekonomik durumu ile geleceği arasında köprü kuralım. İlk etapta, Yunanistan’daki işsizlik oranının yüksek olmakla beraber Avrupa Birliği’ne dahil bir takım farklı ülkelere yakın olduğunu belirtmekte fayda var. Örneğin, İngiltere’nin de halihazırdaki işssizlik oranı %11’dir. Ancak Yunanistan’ın durumunu daha ürkütücü kılan kendi para birimine sahip olmaması ve dolayısıyla para politikaları, kur politikaları uygulayabilme şansının olmamasıdır. İlaveten, Yunanistan’ın 22 milyar euro’luk krediyi ne şekilde, ne kadar sürede ve nasıl ödeyebileceği de büyük bir soru işaretidir. Ek olarak, Avrupa Birliği altı çizilen 22 milyar euro’luk borç karşılığında Yunan tahvilini kırdırarak almak zorundadır. Halbuki, spesifik bir ekonomik sistem içerisine karşılıksız para enjekte edilmesi fiyatlar genel seviyesini daha da yükseltecektir. Düşündürücü bir diğer nokta ise IMF’nin bir ülkeye kredi vermesi durumunda o ülkenin ulusal parasını alması, karşılığında da aynı miktarı dolar olarak borç vermesidir. Yunanistan’ın ise artık Drahmi para birimi tedavülde olmadığından, Avrupa Birliği euro alacak ve karşılığında dolar olarak borç verecektir. Bunun sonucunda ise piyasada dolar miktarı artacaktır. Belirtilen husus nedeniyle birliğin parasal bütünlüğünün yara alması ve birliğinin varlığının etkilenmesi muhtemeldir.

Sonuç olarak, Yunanistan kriziyle beraber dolar yurtdışı piyasalarda euro karşısında 8 ayın tavanını yapmış ve Türkiye’de ise 1.52 TL’nin üzerine görmüştür. Avrupa Birliği’nin kendi içerisinde problemler yaşadığı bir kez daha tasdiklenmiştir. Dolayısıyla, Türkiye’nin birliğe yakın gelecekte dahil olması hala zor gözükmektedir. Görünen o ki, sorunlu aile şımarık çocuğuyla başımızı biraz ağrıtacak, bizi biraz üzecektir.

ŞIMARIK ÇOCUK BİZİ DE ÜZER Mİ?
 
Cevdet Kızıl (2010). "Şımarık Çocuk Bizi de Üzer Mi?", Habertürk Gazetesi, 10 Nisan 2010 Cumartesi Tarihli Köşe Yazısı, Sayfa 24.