DOĞAN GÜNEŞİN ÜLKESİNDEKİ FERYAT

 

Köşe Yazısı Künyesi: Kızıl C., Güzel F. (2011). "Doğan Güneş'in Ülkesi'ndeki Feryat", Habertürk Gazetesi, 28 Mart 2011 Pazartesi Tarihli Köşe Yazısı, Sayfa 20.

 

Citation: Kızıl C., Güzel F. (2011). "Doğan Güneş'in Ülkesi'ndeki Feryat" (Scream in Land of the Rising Sun), Haberturk Gazetesi (Haberturk Newspaper), March 28, 2011, Monday, Page 20.

 

Cevdet Kızıl

Funda Güzel

 

            Japonya’nın kuzeydoğu kıyıları açıklarında merkez üssü Miyagi Eyaleti Sendai Kenti olarak belirlenen 8.9 ölçekli deprem, tüm Dünya vatandaşlarına sıcak terler döktürmeye devam ediyor. Tokyo’nun tenhalaşan sokakları, derinden gelen çığlık ve feryatları yansıtıyor.

            128 milyon nüfusluyla mavi gezegenimizin 10. en kalabalık ülkesi, GSYH bazında 2., petrol ihracatı bakımından 3., savunma bütçesinde 5., ihracat hacminde 4., ithalat meblağında 6., 4 trilyon dolarlık milli geliriyle ABD ve Çin’den sonra en büyük 3. ekonomik güç olan Japonya’da güneş önümüzdeki günlerde hüzünlü doğup erken mi batacak? Dünya ringindeki dev boksör Japonya, yediği bu sert yumruk sonrası yine hızlıca ayağa kalkabilecek mi?

            Öncelikle, yalnızca Miyagi Eyaleti’nde 10,000 ölü, toplamda 1.4 milyon susuz ve 2.5 milyon elektriksiz hane ile 20,820 yıkık ev bulunduğu rapor ediliyor.  Halihazırdaki Tsunami ve deprem bilançosu ise 183 milyar dolar. Depremin ötesinde Tsunami ve Nükleer tehlikenin aparkat etkisi yaptığı ülkede, elektrik üretiminin dengelenişi de çıkmaza girmiş durumda.

            Ayrıca, Japonya’da otomobil, elektronik fabrikaları ve petrol rafinelerinde üretim kesintileri mevcut. Tarım alanlarının yanı sıra ulaşım şebekelerinde zarar söz konusu. Benzer şekilde, Japon sigorta sektöründe baş aktör konumundaki firmaların hisselerinde düşüşler gözlemlenmekte. Ek olarak, Tokyo Borsası ve Hong Borsası’nın 1.5 puan gerilediği analizlerle ortaya konuluyor. Bunların yanında, Japon ekonomik gücünün belkemiği olarak anılan imalat sektöründe büyük oranda sarsılmalar var. Külçe altının onsu da % 0.8 yükseldi.

            Tüm belirtilenlere rağmen, Japonya’nın asla nakavt olmayan ve her seferinde bir şekilde ayağa kalkmasını bilen Rocky adlı boksör gibi yenilmeye ve pes etmeye niyeti yok. Bütçe açığını arttıracak olsa da Japonya’nın yeni hazine bonoları satacağı ve tahvil ihracına yöneleceği vurgulanıyor. Kamusal harcama planlamaları da devrede. Japon Merkez Bankası’nın piyasalara 1.5 trilyon yen likidite enjekte edeceği de açıklandı.

            Tabloya Türkiye penceresinden baktığımızda ise, özellikle otomotiv sektörü ve yan sanayi ithalatlarına odaklanmak gerekir. Zira Türkiye’nin Japonya’dan yaptığı 3.2 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 2 milyar dolarını otomotiv sektörüne aittir. Orta ve uzun periyotta üretimde problemler gözlemlenebileceğinden maliyetlerin yükselmesi ve ithalatta rötarların yaşanması söz konusu olabilir. Benzer şekilde, otomotiv firmaları lojistik sorunları ve yıllık hedeflerin gerçekleştirilememesi ile karşı karşıya kalabilir. Belirtilen husus, tüketici ile son kullanıcılara maliyetin zaman içerisinde negatif anlamda yansıtılmasına ve yüklenmesine neden olabilir. Vurgulanan faktörün haricinde, Japonya’dan ithal edilen gıda ürünlerinde denetimin sıkılaştırılması ve hacmin düşmesi gözlemlenebilir, psikolojik algı neticesinde ilgili ürünlerin talebinde daralma görülebilir. Ancak, Japonya’nın Türkiye’nin ithalatında 17. basamakta yer alması, ihracat yaptığı ilk 40 ülke arasında bile bulunmaması ve turizm hacminin düşük olması ise ekonomik denklemi genel olarak değerlendirdiğimizde ülkemizin ciddi olumsuzluklarla karşılaşmayacağına işaret etmektedir.

            Küresel bazda değerlendirme yapmak gerektiğinde de, trajik felaketin son zamanlarda dikkat çekici bir atılımda bulunan Çin’in elini daha da güçlendireceği söylenebilir. Ayrıca, Japonya ile ihracat-ithalat hacmi büyük olan ülke ve yatırımcıların belirsizlik ile risklerinde artış olacağından, çekimserlikleri de doğal olarak artacaktır. 2007-2010’da Dünya’da baş göstermiş finansal kriz kara bulutları da tekrar gündeme gelerek beklentileri etkileyebilir.

            Temennimiz “Doğan Güneş’in Ülkesi” olan Japonya’nın köprüden önce son çıkışı bulması ve güneşini dalgalarla sarsıntılara teslim etmemesidir. Beklentimiz Japonların ölmek nedir bilmeyen hayali sinema kahramanları Godzilla gibi mücadeleye devam etmesi…