NİL’İN BEREKETLİ VADİSİNDEKİ BAŞKALDIRIŞ

 

Köşe Yazısı Künyesi: Kızıl C., Güzel F. (2011). "Doğan Güneş'in Ülkesi'ndeki Feryat", Habertürk Gazetesi, 28 Mart 2011 Pazartesi Tarihli Köşe Yazısı, Sayfa 20.

 

Citation: Kızıl C., Güzel F. (2011). "Doğan Güneş'in Ülkesi'ndeki Feryat" (Scream in Land of the Rising Sun), Haberturk Gazetesi (Haberturk Newspaper), March 28, 2011, Monday, Page 20.

 

Cevdet Kızıl

Funda Güzel

 

Nil’in Bereketli Vadisi… Suudi Arabistan’dan sonra Ortadoğu’nun en büyük ekonomisine ve 76 milyonluk nüfusu ile gelişmekte olan büyük bir iç pazara sahip olan Mısır… Tunus ile başlayan, ardından sokak protestolarının isyana dönüştüğü Mısır’daki olayların Türkiye’nin konumunu, pozisyonunu ve geleceğini nasıl etkileyeceği ise çok büyük bir merak konusu…

Aslına bakılırsa, devrilen domino taşlarını anımsatan Mısır’daki isyanın ülkemizde gerçekleşecek potansiyel etkilerine madalyonun iki yüzü şeklinde diplomatik ve ekonomik perspektiften bakmak en doğrusu olacaktır.

Öncelikle, isyanla ilgili yapılan bir takım araştırmalar ve görüşlerini sunan belirli kesimler ile otoritelere göre, Osmanlı İmparatorluğu geçmişinden gelen devlet geleneğinden dolayı ülkemiz bu isyandan diplomatik anlamda kazançlı çıkacak. Bir başka ifadeyle, Mısır’ın zayıflamasının Arap dünyasında liderlik boşluğu yaratacağı, belirtilen boşluğu ise Türkiye’nin doldurabileceği çeşitli çevrelerce öngörülüyor ve dile getiriliyor. Farklı bir şekilde ifade edersek, Mısır’daki isyandan Türkiye’nin diplomatik açıdan avantajlı çıkacağını savunanlara göre, devrimler yeni demokratik adımlara yol açarsa otokratik rejimle yönetilen Mısır’ın zayıflamasıyla Türkiye, Mısır için bir örnek oluşturabilecek ve arabuluculuk misyonu üstlenmesi mümkün hale gelecek. Diğer taraftan, farklı kesim ve otoriteler ise, Mısır’daki isyan ve takibinde yaşanabilecek demokratikleşme sürecinin Türkiye’nin aleyhine olacağını savunmaktadır. Zira, belirtilen gruba göre Mısır demokratikleşme seyrinden çok daha güçlü bir ülke olarak çıkarak Türkiye’nin Ortadoğu’daki liderlik tahtını sallayabilecektir. 

Madalyonun öteki yüzüne bakıldığında ise, bölgedeki istikrarsızlığın ülkemizi iktisadi açıdan zorlayabilme ihtimali mevcuttur. .Zira, Türkiye Ortadoğu’ya da bir pazar olarak bakmaktadır. Mısır’ın ülkemize coğrafi yakınlığının yanı sıra ürünlerinin fiyat açısından taşıdığı avantaj, Mısır‘ın ülkemiz açısından farklı bir pazar olma kategorize edilmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla, bölgedeki istikrarsızlığın dengeleri bozma ve yeni denklemler türetme olasılığı bulunmaktadır.

Ayrıntılı bir analiz ve daha kapsamlı bir açıklama yapmak gerekirse, Mısır’ın Arap ve bazı Afrika ülkeleri ile yapmış olduğu tercihli anlaşmalar, Türkiye’nin bu bölgelere yaptığı ihracatın artmasında önemli rol oynamıştır. Ek olarak, halihazırda Türkiye’nin Mısır’a toplam ihracatı 23,9 milyar dolar iken ithalatı 46,6 milyar dolar civarındadır. Ülkemiz Mısır’a otomobil, altın ve demir-çelik satarken, Mısır’dan bakır tel, petrol gazı ve pirinç satın almaktadır. Vurgulananların yanında, Türk firmalarının Mısır’a yaklaşık 1,4 milyar dolarlık yatırımı söz konusudur. Bu yatırımlar ise daha çok tekstil ve inşaat sektörlerinde ağırlık kazanmakta ve dikkat çekmektedir.

Listelenen tüm sayısal veriler ve altı çizilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin sıcak para odaklı olması ve enerji ithalatçısı karakteriyle algılanması nedeniyle, bölgedeki protestoların sürmesi durumunda Türkiye riske açık olacaktır. Aynı zamanda, yoğunlaşan protestoların borsaları vurması devam ettiğinde Türk hisselerinde düşüşler yaşanacak, petrol fiyatlarının daha da yükselmesi durumunda ise yatırımcıların sıcak para yatırımlarını çekmesiyle yeni riskler tecrübe edilecektir. Zira, ekonominin çarkları birbiriyle sıkı sıkıya bağlantılı ve uyumludur. Ekonomik çarklardan birinin dahi hasar görmesi, zincirleme reaksiyon ile tüm sistemi negatif etkilemektedir.

Sonuç itibariyle, Mısır yönetiminin geleceği Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Bereketli vadideki kaos ve belirsizlik, Türkiye için fırsat ve tehdit tohumlarını aynı anda filizlendirmeye kararlı gözükmektedir…

Öğr. Gör. Dr. Cevdet Kızıl, Kadir Has Üniversitesi

Funda Güzel, İstanbul Üniversitesi